İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş ile 2026 hedeflerini, ihracat rakamlarını, yeni pazar stratejilerini ve sektörün geleceğini konuştuk. Baştaş, Türk iklimlendirme sektörünün enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında önemli fırsatlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Küresel ticarette yaşanan dalgalanmalara rağmen Türk iklimlendirme sektörü, üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve ihracat odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdürüyor. İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, ThermoNews’e verdiği özel röportajda, sektörün mevcut durumunu, yeni ihracat pazarlarını ve geleceğe yönelik vizyonunu değerlendirdi. Baştaş, Türkiye’nin enerji verimli sistemler, ısı pompaları, veri merkezi soğutma çözümleri ve akıllı bina teknolojilerinde küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olacağına inandığını söyledi.
2026 Yol Haritası: Hedef, Daha Güçlü Bir “Turkish HVAC-R” Markası
İSİB’in 2026 yılı öncelikleri ve yol haritası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
2026 yılında temel önceliğimiz, Türk iklimlendirme sektörünün küresel pazarlardaki rekabet gücünü daha da artırmak ve ihracatımızı sürdürülebilir şekilde büyütmektir. Bu doğrultuda hedef pazar odaklı ticaret heyetleri, uluslararası nitelikteki fuarlara milli katılımlarımız ve İnfo stant katılımlarımızı, alım heyetleri ve sektörel tanıtım faaliyetlerimizi artırıyoruz. Bunun yanında dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, üniversite-sanayi iş birlikleri ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de yol haritamızın önemli başlıklarını oluşturuyor. “Turkish HVAC-R” markasını dünya genelinde daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyoruz.
İSİB olarak sektörün uluslararası tanıtımına yönelik hangi projeleri yürütüyorsunuz?
Türk iklimlendirme sektörünü uluslararası platformlarda daha görünür hale getirmek amacıyla dünyanın önemli fuarlarında milli katılım organizasyonları gerçekleştiriyor, hedef ülkelerde ticaret heyetleri düzenliyor ve yabancı alıcıları ülkemizde sektör firmalarıyla buluşturuyoruz. Bunun yanında dijital tanıtım çalışmaları, sektör raporları, ürün arama motoru, dış ticaret istihbarat çalışmaları, yurt dışı reklam ve iletişim faaliyetleri ile Turkish HVAC-R markasının bilinirliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. 2026 yılında 20’nin üzerinde uluslararası organizasyonda sektörümüzü temsil etmeyi planlıyoruz.
Üniversite-sanayi iş birliği ve nitelikli insan kaynağı konusunda ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesi için en önemli unsur insan kaynağıdır. Bu kapsamda sektör olarak YÖK, TOBB Türkiye İklimlendirme Meclisi ve ISKAV iş birliğiyle mühendislik öğrencilerine yönelik bir burs programı yürütmekteyiz. Biz de bu burs programını destekliyor ve çeşitli platformlarda duyurularını yürütüyoruz. Gençlerin sektörü daha yakından tanımasını ve mezuniyet sonrasında sektöre kazandırılmasını önemsiyoruz.
Türk iklimlendirme sektörünün marka değerini artırmak için hangi adımların atılması gerekiyor?
Artık yalnızca kaliteli üretim yapmak yeterli değil. Güçlü markalar oluşturmak, tasarım, pazarlama, Ar-Ge, inovasyon ve sürdürülebilir üretime yatırım yapmak gerekiyor. Bunun yanında uluslararası pazarlarda ortak bir sektör kimliğiyle hareket etmek büyük önem taşıyor. İSİB olarak “Turkish HVAC-R” markası altında sektörümüzü tek çatı altında tanıtıyor ve Türk ürünlerinin kalite algısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
Önümüzdeki dönemde Türkiye iklimlendirme sektörünü nerede görüyorsunuz?
Ülkemiz, üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve coğrafi avantajı sayesinde dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Önümüzdeki dönemde özellikle enerji verimli sistemler, ısı pompaları, veri merkezi soğutma çözümleri ve akıllı bina teknolojilerinde çok daha güçlü bir oyuncu olacağımıza inanıyorum. Temel hedefimiz, yüksek katma değerli ürün ihracatını artırarak küresel iklimlendirme pazarından yüzde 1,5 pay almak ve bu hedefe ülkemizin hedeflediği tarihten daha önce ulaşmaktır.
İlk Altı Ayın Karnesi: İhracatta Güçlü Performans Sürüyor
Türkiye iklimlendirme sektörü 2026 yılının ilk yarısını nasıl geçirdi? Sektörün genel performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026 yılının ilk yarısında sektörümüz, küresel ekonomik belirsizliklere ve bölgesel gelişmelere rağmen güçlü bir performans sergiledi. Ocak-Haziran döneminde iklimlendirme sektörü ihracatımız 3,6 milyar dolara ulaştı. Türk firmalarının esnek üretim yapısı, mühendislik kabiliyeti ve yüksek kalite anlayışı sayesinde sektörümüz küresel pazarlardaki rekabet gücünü korumaya devam ediyor. Bununla birlikte, yakın coğrafyamızdaki siyasi istikrarsızlıklar ve ticareti olumsuz etkileyen gelişmeler ihracat artışımızı sınırladı. Bu nedenle mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken alternatif pazarlara yönelik çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz.
İklimlendirme sanayisi, Türkiye ihracatında önemli bir paya sahip. Son dönemde sektörün ihracat rakamları hakkında bilgi verebilir misiniz?
İklimlendirme sektörü olarak 2026 yılında, ihracat performansı açısından 2025 yılına paralel bir seyir izliyoruz. Küresel ekonomik belirsizlikler ve bölgesel gelişmelere rağmen mevcut ihracat seviyemizi korumayı başardık. Yılın geri kalanında pazar çeşitliliğimizi artırarak ve yüksek katma değerli ürün ihracatına odaklanarak sürdürülebilir büyümeyi devam ettirmeyi, yılı güçlü bir performansla tamamlamayı ve yeni ihracat rekorlarına ulaşmayı hedefliyoruz.
Türkiye’nin iklimlendirme alanındaki üretim ve ihracat gücünü uluslararası pazarlarda hangi noktada görüyorsunuz?
Türkiye bugün Avrupa’nın en önemli üretim üslerinden biri konumunda bulunuyor. Kaliteli üretim, güçlü tedarik zinciri, hızlı teslimat ve rekabetçi fiyat avantajımız sayesinde çok sayıda pazarda tercih edilen bir ülkeyiz. Özellikle Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetlerde güçlü bir konuma sahibiz.
Yeni Pazarlara Açılım: Afrika, Amerika ve Türk Cumhuriyetleri Odakta
İSİB olarak ihracatı artırmak adına yürüttüğünüz temel çalışmalar nelerdir?
Sektörümüzü uluslararası arenada milli katılımlar, İnfo stantlar, sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleri, hedef pazar analizleri, tanıtım faaliyetleri aracılığıyla zinde tutmaya özen gösteriyoruz. Bunlara ek olarak firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak ticari istihbarat hizmetleri de sunuyoruz. Firmalarımız www.isib.org.tr web adresinden hem güncel etkinlik takvimimize hem de sunduğumuz hizmetlere erişebilirler.
Türk iklimlendirme sektörünün en güçlü olduğu ihracat pazarları hangileri? Hangi bölgelerde yeni fırsatlar görüyorsunuz?
Avrupa halen en önemli ihracat pazarımız olmaya devam ediyor. Bunun yanında Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetler büyüme potansiyeli taşıyor. Son dönemde Amerika kıtası ve Sahra Altı Afrika ülkeleri de önemli fırsatlar sunuyor. Bu bölgelerde yürüttüğümüz faaliyetleri artırıyoruz.
Afrika, Orta Doğu, Türki Cumhuriyetler ve Amerika kıtasındaki yeni pazarlara yönelik çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bu bölgelerde düzenli olarak ticaret heyetleri organize ediyor, fuarlara milli katılım sağlıyor ve yabancı alıcıları Türkiye’de sektör firmalarımızla buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca mevcut pazarlardaki payımızı artırmak değil, aynı zamanda yeni pazarlarda kalıcı ticari ilişkiler oluşturmak.
Son dönemde düzenlenen ticaret heyetleri ve alım heyeti organizasyonlarının sektöre katkıları nasıl oldu?
Bu organizasyonlar firmalarımızın doğrudan karar vericilerle buluşmasını sağlıyor. Yeni iş bağlantıları kuruluyor, uzun vadeli ticari ortaklıkların temeli atılıyor ve Türk ürünlerinin bilinirliği artıyor. Katılımcı firmalarımızdan aldığımız geri bildirimler bu organizasyonların ihracata somut katkı sağladığını gösteriyor.

Küresel Rekabetin Anahtarı: Ar-Ge, Dijitalleşme ve Markalaşma
Türk firmalarının küresel rekabette öne çıkabilmesi için hangi alanlara daha fazla yatırım yapması gerekiyor?
Ar-Ge, dijitalleşme, otomasyon, sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği, tasarım ve markalaşma alanlarına yapılacak yatırımlar küresel rekabet açısından kritik öneme sahip. Katma değeri yüksek ürün geliştirmek artık temel rekabet unsuru haline geldi.
Isı pompaları, enerji verimliliği, akıllı bina sistemleri ve dijitalleşme gibi başlıklar sektörün geleceğini nasıl şekillendiriyor?
Avrupa’da yükselen karbon nötr büyüme hedefleriyle birlikte, enerji maliyetlerinin yükselmesi ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik hedefler, yüksek verimli sistemleri ön plana çıkarıyor. Isı pompaları, akıllı bina otomasyonları ve dijital kontrol sistemleri önümüzdeki yıllarda sektörün büyümesini yönlendiren başlıca alanlar olacak.
Karbonsuz Geleceğe Doğru: Yeşil Dönüşümün Yeni Dinamikleri
Karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda iklimlendirme sektörünü önümüzdeki yıllarda nasıl bir dönüşüm bekliyor?
Daha düşük karbon ayak izine sahip üretim süreçleri, çevre dostu soğutucu akışkanlar, enerji verimli ürünler ve döngüsel ekonomi uygulamaları sektörün temel gündemini oluşturacak. Firmalarımız için yakın çevremizde olup biten gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve firmalarımızı hızlıca bilgilendirmeyi hedefliyoruz.
Sürdürülebilir üretim ve çevre dostu teknolojiler konusunda Türk firmalarının geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Enerji verimli ürünler, uluslararası sertifikasyon süreçleri ve yeşil üretim uygulamalarında önemli ilerlemeler kaydedildi. Avrupa Yeşil Mutabakatı süreci de bu dönüşümü hızlandırdı.
Veri merkezleri, endüstriyel tesisler ve yenilenebilir enerji yatırımları, iklimlendirme sektörüne nasıl yansıyor?
Veri merkezleri başta olmak üzere endüstriyel tesislerde hassas ve yüksek verimli soğutma sistemlerine olan ihtiyaç hızla artıyor. Aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımları da enerji verimli iklimlendirme çözümlerine olan talebi destekliyor. Bu alanlar önümüzdeki yıllarda sektörümüz için önemli büyüme fırsatları sunacak.
Genç Mühendislere ve Sektör Temsilcilerine Mesaj
Genç mühendisler, girişimciler ve sektöre yatırım yapmak isteyen firmalara vermek istediğiniz mesaj nedir?
İklimlendirme sektörü geleceğin en stratejik sektörlerinden biridir. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme ekseninde sürekli gelişen bu alanda genç mühendisler ve girişimciler için önemli fırsatlar bulunuyor. Yenilikçi fikirler, teknoloji odaklı yatırımlar ve uluslararası vizyon, sektörün geleceğini şekillendirecek en önemli unsurlar olacaktır.
Son olarak, İSİB Başkanı olarak sektör temsilcilerine ve ThermoNews okurlarına iletmek istediğiniz mesajları alabilir miyiz?
Türk iklimlendirme sektörü, güçlü üretim altyapısı, yüksek kalite anlayışı ve ihracat odaklı vizyonuyla dünya pazarlarında her geçen gün daha güçlü bir konuma geliyor. Bu başarıda emeği bulunan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. İSİB olarak sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmak, yeni pazarlara ulaşmasını sağlamak ve “Turkish HVAC-R” markasını küresel ölçekte daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. ThermoNews aracılığıyla sektörümüzün gelişimine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, birlikte daha güçlü bir gelecek inşa edeceğimize inanıyorum.

