2026 yılının Ocak–Haziran döneminde Türkiye’nin ihracatı 136 milyar dolara ulaşırken, iklimlendirme sanayisi 3,6 milyar dolarlık ihracat performansıyla toplam ihracattan yaklaşık yüzde 3 pay aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri, sektörün yüksek katma değerli üretim, ihracat odaklı büyüme ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye ihracatı, küresel ekonomik belirsizliklere, bölgesel gelişmelere ve uluslararası ticarette yaşanan dalgalanmalara rağmen 2026 yılının ilk yarısında büyümesini sürdürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan verilere göre, Ocak-Haziran 2026 döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı 136 milyar dolara ulaştı. Bu performansa önemli katkı sağlayan sektörlerden biri olan iklimlendirme sanayisi ise yaklaşık 3,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek ülke ihracatının yaklaşık yüzde 3’ünü tek başına oluşturdu.
Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel dönüşümün hız kazanması, iklimlendirme sektörünün uluslararası pazarlardaki önemini her geçen gün artırıyor. Isı pompaları, yüksek verimli HVAC sistemleri, havalandırma ekipmanları, endüstriyel soğutma çözümleri, pompa teknolojileri, tesisat sistemleri ve akıllı bina uygulamalarına yönelik artan talep, Türk üreticilerinin ihracat performansına da olumlu yansıyor.
TİM verileri, iklimlendirme sanayisinin yalnızca ihracat hacmini artırmakla kalmadığını, aynı zamanda yüksek teknolojili ve katma değerli ürün gruplarıyla Türkiye ekonomisine önemli katkı sunduğunu gösteriyor. Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Kuzey Afrika, Türk Cumhuriyetleri ve Amerika kıtasında büyümesini sürdüren sektör, güçlü üretim altyapısı, geniş ihracat ağı ve uluslararası kalite standartlarına uygun üretim kabiliyetiyle küresel pazardaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.
İklimlendirme sektörünün ihracat başarısında; enerji verimli ürünlere yönelik artan küresel talep, sürdürülebilir üretim anlayışı, Ar-Ge yatırımları, dijitalleşme ve yerli üretim kapasitesindeki gelişmeler belirleyici rol oynuyor. Özellikle yeşil dönüşüm süreci kapsamında geliştirilen çevreci teknolojiler, Türk üreticilerinin uluslararası pazarlarda rekabet avantajını artırırken, sektörün ihracat performansına da doğrudan katkı sağlıyor.
2026 yılının ikinci yarısında da yeni pazar arayışları, ihracat destek programları ve uluslararası fuar organizasyonlarının etkisiyle sektörün büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Uzmanlar, iklimlendirme sanayisinin yıl sonunda ihracatını daha da yukarı taşıyarak Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim ve ihracat hedeflerine önemli katkı sağlamayı sürdüreceğini öngörüyor.

