Doğu İklimlendirme Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Mehtap Sartık, Doğu İklimlendirme’nin küresel vizyonunu, akıllı teknolojilere dayalı dijital dönüşümünü ve çevre dostu üretim stratejilerini anlattı.
Yüksek enerji verimliliğine sahip, çevre dostu havalandırma çözümleriyle hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında güçlü bir konum edinen Doğu İklimlendirme, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileriyle geleceğe hazırlanıyor. Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Mehtap Sartık, şirketin ihracat hedeflerinden pazarlama stratejilerine, IoT tabanlı teknolojilerden toplumsal katkı projelerine kadar uzanan yol haritasını paylaştı.
Doğu İklimlendirme’yi sektörde nasıl konumlandırıyorsunuz?
Doğu İklimlendirme olarak kendimizi, havalandırma sektöründe Türkiye’nin ihracat liderliğini hedefleyen ve tüm paydaşlarımız (çalışanlarımız, müşterilerimiz ve tedarikçilerimiz) tarafından en çok tercih edilen, değerli bir marka olma vizyonuyla konumlandırıyoruz.
Bu vizyon doğrultusunda; enerji verimliliği yüksek, çevreye duyarlı, kaliteli ve rekabetçi ürünler geliştirerek yalnızca sektörel çözümler sunmuyor, aynı zamanda daha konforlu ve temiz bir gelecek için tüm ekibimizle birlikte çalışıyoruz.
Temel değerler üzerine inşa edilen güçlü konum
Sektördeki yerimizi; sürdürülebilirlik, sıfır hata yaklaşımı, müşteri memnuniyeti ve çalışan memnuniyeti gibi temel değerlerimiz üzerine inşa ediyoruz. Bu değerlerle hem yurt içinde hem de ihracat pazarlarında güvenilir, yenilikçi ve istikrarlı büyüyen bir oyuncu olarak yolumuza devam ediyoruz.

Sektörde, dijitalleşme ve IoT konusunda son yıllarda hızlı bir dönüşüm yaşanıyor. Bu değişimlere şirket olarak nasıl adapte oluyorsunuz?
Doğu İklimlendirme olarak dijitalleşme odaklı ve otomasyon teknolojilerini merkeze alan bir ürün-hizmet geliştirme yaklaşımı benimsiyoruz. IoT tabanlı sensörler, bulut sistemleri ve Bina Yönetim Sistemleri (BMS) entegrasyonları sayesinde ürünlerimiz uzaktan izlenebiliyor; performans verileri gerçek zamanlı analiz edilerek müşterilerimize daha proaktif çözümler sunabiliyoruz.
Otomasyon tarafında, insan müdahalesine gerek kalmadan çalışan, çevresel koşullara göre kendini yöneten sistem algoritmaları geliştiriyoruz. Örneğin, mevsim geçişlerinde otomatik olarak ısıtma-soğutma moduna geçebilen yapılarla konfor ve enerji verimliliğini aynı anda sunabiliyoruz.
Ayrıca, ısı geri kazanım, free cooling ve night purge gibi akıllı enerji yönetimi prensipleriyle donatılmış sistemlerimizle karbon ayak izini azaltırken, işletme maliyetlerini de en aza düşürüyoruz.
Dijital tasarım ve yapay zekâ entegrasyonu
Tasarım süreçlerini desteklemek amacıyla oluşturduğumuz BIM (Building Information Modeling) kütüphanemiz, proje ofislerine ürünlerimize dijital ortamda doğrudan erişim imkânı sağlayarak entegrasyon kolaylığı sunuyor.
Yapay zekâ alanındaki gelişmeleri de yakından takip ediyor; üretim, enerji yönetimi ve sistem optimizasyonu alanlarında bu teknolojiyi sistemlerimize entegre edebilmek için Ar-Ge çalışmalarımızı sektörde hızla gelişen yenilikler doğrultusunda sürdürüyoruz.

Yerli üretici kimliğiniz pazarlama ve iletişim stratejinizde nasıl bir rol oynuyor?
Yerli üretici olmak, bizim için özellikle satış ve satış sonrası hizmet süreçlerinde büyük bir avantaj sağlıyor. Müşteriyle aynı dili konuşmak, sahadaki ihtiyaçları hızlıca anlayıp çözüm üretmek, bu kimliğin her ne kadar en güçlü taraflarından birisi olsa da pazarlama ve iletişim stratejilerimizde bunu ‘yerli üretim’ vurgusuyla değil; ulaşılabilirlik, esneklik, teknik anlamdaki gücümüzün yanı sıra birlikte çözüm üretebilme anlayışından faydalandığımızı söylemek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Marka sadakati oluşturmak için nasıl bir pazarlama dili kullanıyorsunuz?
Her paydaş grubunun beklentisi, önceliği ve karar alma şekli farklı olduğu için, marka iletişim dilimizi ve içeriklerimizi bu farklılıklara göre şekillendirmeye özen gösteriyoruz. Bu çerçevede de marka sadakatinin yalnızca ürün kalitesiyle değil, sürdürülebilir güven ve samimi iletişimi içerisinde barındıran duygusal bir bağ kurularak inşa edildiğine inanıyoruz.
Bu nedenle marka iletişim dilimizi abartıdan uzak, sahaya ve kullanıcı deneyimi ile gerek müşterinin gerekse çalışanın beklentisine dayalı bir anlayışla şekillendiriyoruz. Böylece geri bildirimlere açıklık ve çözüm odaklı yaklaşımımız ile biz, hızlı etki yaratmaktan çok, tüm paydaşlarımızla kalıcı güven oluşturacak bir dil ve tutum geliştirmeyi tercih ediyoruz.

Pazarlama stratejinizin temel unsurlarını bizimle paylaşır mısınız?
Pazarlama stratejimizin temelinde, teknik doğruluk, güvenilirlik, sürdürülebilir bir iletişimle birlikte müşterinin ihtiyacına yönelik çözümler yer alıyor. Bununla birlikte kendimizi yalnızca ürün satışı yapan bir firma olarak değil, uzun vadeli çözüm ortaklıkları kuran bir marka olarak sektörde konumlandırıyoruz. Bu da iletişim dilimizi abartıdan uzak, sahadaki gerçek ihtiyaçlara dokunan bir çizgiyi beraberinde getiriyor. Ürün kalitemizi ve mühendislik gücümüzü bu çizgide öne çıkarırken, satış sonrası destek, müşteri deneyimi ve geri bildirim döngülerine de ayrıca özen gösterdiğimizi söyleyebiliriz.

Dijital pazarlama ve geleneksel yöntemleri nasıl dengeliyorsunuz?
Dijital pazarlama artık iletişimin kaçınılmaz bir parçası olsa da, bizim sektörümüzde geleneksel yöntemlerin hâlâ çok güçlü bir değeri var. Bu nedenle pazarlama stratejimizi her iki alanın avantajlarını bir araya getirecek şekilde kurguluyoruz. Dijital tarafta; teknik içerikler, ürün tanıtım videoları, web tabanlı dokümantasyonlar ve online kataloglar ile daha geniş bir kitleye erişmeyi hedefliyoruz. Ayrıca proje geliştiriciler ve mühendislik ofislerine yönelik BIM entegrasyonu gibi dijital araçlarla, ürünlerimizi doğrudan sistemlerine entegre etmelerini kolaylaştırıyoruz.
Geleneksel kanallarda güçlü temas
Geleneksel yöntemlerde ise; fuar katılımları, teknik sunumlar, saha ziyaretleri, dergi ilanları, röportaj ve haber içerikleri gibi doğrudan temas gerektiren yöntemler bizim için hâlâ oldukça etkili. Özellikle karar vericilerle yüz yüze iletişim kurmak, projelere özel çözümleri aktarnaj ürün güvenini ve marka bağlılığını artıran önemli duygusal bir etken arasında yerini alıyor. Kısacası, dijitalleşmenin hızına ayak uydururken, markanın duygusal bağ oluşturmasına yönelik yönünü de ihmal etmeden her iki yöntemi dengeli bir biçimde yürütmeye özen gösterdiğimizi söyleyebiliriz.
Sürdürülebilirlik ve çevre dostu çözümler şirket içerisindeki stratejilerinizde nasıl bir yer tutuyor?
Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve çevre dostu çözümler, DOĞU’nun yatırım ve teknoloji stratejilerinin merkezinde yer almaktadır. Geleceğe dönük sorumluluk anlayışımızla, üretim süreçlerinde çevreye ve insana duyarlı teknolojileri tercih ederken, her yeni ürünü geliştirirken enerji tasarrufu ve çevresel etki kriterlerini göz önünde bulundurarak geleceğe yatırım yapıyoruz. Ürünlerimizin tamamında Avrupa standartlarına uyum sağlamak, çevreci üretim anlayışımızın temelini oluşturmaktadır.
Çevreye ve insana duyarlı üretim
Üretimde, doğaya zarar vermeyen yöntemleri esas alıyor; süreçte ortaya çıkan atıkları geri dönüşüme kazandırmaya önem veriyoruz. Ancak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel boyutla sınırlamıyor, toplumsal katkıyı da odağımıza alarak bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler’in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nı referans alarak stratejik adımlar atıyoruz.
Erişilebilir ve Temiz Enerji hedefi kapsamında, Ar-Ge merkezimizin çatısında kurulu 2.500 m²’lik alanda yer alan güneş panelleriyle kendi enerjimizi üreterek karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Sağlık ve Kaliteli Yaşam odağında çalışanlarımıza tamamlayıcı sağlık sigortası ve Multisport üyeliği gibi avantajlar sunarken; Nitelikli Eğitim amacı doğrultusunda DOĞU HVAC CLUB çatısı altında teknik geziler ve kariyer etkinlikleri düzenliyoruz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kapsamında ise kadın istihdamını artırarak eşit fırsatlar içeren bir iş ortamı inşa ediyoruz.
Üretim süreçlerinde Sorumlu Tüketim ve Üretim ilkeleri doğrultusunda yalın üretim uygulamaları ve geri dönüşüm politikalarıyla atık yönetimini güçlendiriyoruz. Aynı zamanda İklim Eylemi ve Sürdürülebilir Şehirler başlıklarında enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ürünler geliştirerek hem iç ortam hava kalitesini artırıyor hem de uluslararası çevresel standartlara katkı sağlıyoruz.
Kurumsal sorumluluğumuzun bir diğer yansıması olarak, Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar hedefi doğrultusunda sektör etik ilkelerinin güçlenmesine katkı sunmak üzere İSKAV ile aktif iş birlikleri yürütüyoruz.
DOĞU olarak, “Hedeflerimiz küresel” anlayışıyla attığımız bu adımlar sadece bugünü değil, yarının dünyasını da sorumlulukla inşa etme vizyonumuzun bir parçasıdır.

