Friterm İş Geliştirme Müdürü Hayati Can, şirketin mühendislik yaklaşımından sürdürülebilirlik vizyonuna, küresel rekabetten toplumsal sorumluluğa kadar sektörün tüm kritik başlıklarını değerlendirdi.
Friterm’i konuşurken rahmetli Metin Duruk’un misyonunu anlamamız gerekiyor. Kendisi Friterm’i hiçbir zaman sektörün dışında görmezdi; aksine sektörün gelişimi için aktif rol aldı. ISKAV, İSKİD ve İSİB’in kurucu üyeleri arasında yer aldı. Ayrıca Etik İtibar Derneği ve TEMA Vakfı’ndaki görevleri, onun çevresel ve etik yaklaşımını açıkça ortaya koyuyordu. Metin Bey’in hayat felsefesi netti: “Doğaya zarar verme hakkımız yok.”
Friterm’in temelinde “doğaya dost sanayi konsepti” yer alıyor. Dilovası tesisimizi bu anlayışla BREEAM sertifikalı olarak inşa ettik. GES sistemi, yağmur suyu hasadı, ısı geri kazanım uygulamaları gibi birçok sürdürülebilir çözümü hayata geçirdik. Bu yaklaşım bizim için bir tercih değil, kurumsal bir refleks.
1969 yılında Ordu’nun Fatsa ilçesinde, Kayaköy’de bir köy evinde dünyaya geldim. 1978’de ailemle İstanbul’a geldik ve tüm eğitimimi burada tamamladım. Çalışma hayatım ise küçük yaşta fındık bahçelerinde başladı. Okul yıllarımda boyacılık ve komilik gibi işler de yaptım.
Mesleğe 1993’te Makine Mühendisleri Odası’nda teknik görevli olarak başladım. Sonrasında Pamsan ve Fila Otomotiv’de üretim sorumlusu olarak çalıştım ve 1998’de Friterm’e katıldım. O günden bu yana buradayım; satış, üretim, mühendislik ve iş geliştirme süreçlerinin içinde bulundum ve bugün iş geliştirme müdürü olarak görev yapıyorum. Mesleki tecrübemi Sosiad Başkan Yardımcılığı, ISKAV ve Politeknik Yönetim Kurulu üyeliği gibi görevlerle sektöre katkı sağlamak için de kullanıyorum. Hayatımın bir parçası olarak müzikle ilgileniyorum, bağlama çalıyorum. Fotoğraf, resim ve heykeltıraşlık ilgimi çekiyor, tarihi alanları gezmeyi ve doğayla iç içe, dere kenarlarında kamp yapmayı seviyorum. Tavla ve satranç ise her zaman hayatımın içinde; bazı turnuvalara katılıyorum. Kitap okumak ise vazgeçilmezim ve gözlerim gördüğü sürece okumaya devam edeceğim.

MÜHENDİSLİK ODAĞI, REKABET VE FAALİYET ALANLARI
Friterm 1979 yılında kurulan özgün bir yapı. İlk yıllarda klima santralleri üretimi, fabrika kurulumları ve farklı mühendislik çözümleri üzerine çalışıldı. Ancak zamanla farklı alanlarda ilerlemenin sürdürülebilirliği sorgulandı ve 1998 yılında alınan kararla yalnızca borulu kanatlı ısı değiştiricilere odaklanıldı. Bu karar, şirketin mühendislik derinliğini artıran en kritik adım oldu.
Bu süreçte yazılım ve mühendislik yatırımları yapıldı. 2003 yılında Eurovent sertifikası için başvuru yapıldı ve 2005 yılında bu sertifika alındı. 2009 yılında laboratuvar kurma kararı alındı ve 2011 yılında devreye alındı. Bugün tüm ürün geliştirme süreçlerimiz bu veriler üzerine kurulu.

Global pazarda rekabet ederken en büyük avantajımız mühendislik yetkinliğimiz ve ürünlerimizin güvenilir performansı. Özellikle ısı değiştiriciler gibi teknik ürünlerde tasarım detayları kritik öneme sahip. Bu nedenle rekabette asıl farkı yaratan unsur mühendisliktir. Eurovent sertifikası ise bir avantajdan çok bir standarttır. Sertifikalı ürünlerde performans değerleri bağımsız bir otorite tarafından doğrulanır. Bu da piyasada şeffaf ve adil rekabet ortamı oluşturur ve yatırımcıya güven verir. Friterm olarak faaliyet gösterdiğimiz alanları temelde 7 ana sektör başlığı altında topluyoruz. Her bir sektörün ihtiyaçları farklı olduğu için ürün gamımızı da bu doğrultuda ayrıştırarak müşterilerimize özel çözümler sunuyoruz.
İlk grubu küçük ticari soğutma ürünleri oluşturuyor. İkinci grupta hidroflorokarbonlu (HFC) ve glikollü sistemleri kapsayan endüstriyel soğutma çözümlerimiz bulunuyor. Bu sayede farklı ölçeklerdeki işletmeler, ihtiyaç duydukları ürün ve sistemlere kolaylıkla ulaşabiliyor
Enerji sektörü de önemli faaliyet alanlarımızdan biri. Bu alanda kullanılan radyatörlerin, özellikle motorların gömme suyu soğutmasında yüksek performans göstermesi gerekiyor. Friterm olarak hem su soğutucu hem de yağ soğutucu çözümlerimizle enerji sektörüne yönelik geniş bir ürün portföyü sunuyoruz.
Isı pompası alanında da özel projeler geliştirdik. Özellikle V tipi kondenserlerimizi aynı zamanda ısı pompası evaporatörü olarak kullanabileceğimiz özgün bir tasarım geliştirdik ve bu çözüm sahada aktif olarak kullanılmaya başlandı.
Veri merkezleri, hassas ve yüksek verimlilik gerektiren alanlar arasında yer alıyor. Bu alana özel ürünler geliştirdik. Veri merkezlerindeki ısının yönetimi iki temel yöntemle sağlanabiliyor: ısı pompası yaklaşımıyla soğutma ve açığa çıkan ısının geri kazanımı ya da ısının dry cooler sistemleri aracılığıyla dış ortama taşınması. Friterm olarak birçok projede dry cooler uygulamaları gerçekleştirdi.
Endüstriyel proses alanında da geniş bir uygulama çeşitliliğine sahibiz. Karbondioksit dolum tesisleri, buharlaştırma sistemleri ve otomotiv üretim tesislerinde iklimlendirme çözümleri sunuyoruz. Gıda sektöründe özellikle ekmek üretim tesisleri için geliştirdiğimiz soğutucular ile üretim süreçlerine katkı sağlıyoruz. Seracılık ve benzeri alanlarda da iklimlendirme ve nem kontrolü çözümleri sunuyoruz.
Bu çeşitliliği yönetebilmek için ürün gamımızı net şekilde ayrıştırıyor ve her sektöre özel çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım hem müşteri ihtiyaçlarına hızlı yanıt vermemizi hem de mühendislik gücümüzü daha etkin kullanmamızı sağlıyor.
Son dönemde ABD pazarı için önemli bir adım attık. Yedi ürün grubumuz için UL sertifikası aldık. Bu sertifikasyon sayesinde uluslararası pazarda daha aktif olmayı ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, İHRACAT VE TOPLUMSAL SORUMLULUK
Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik iki temel halkadan oluşuyor. Birincisi üretim süreçlerimiz, ikincisi ise ürünlerimiz. Dilovası tesisimizde GES sistemi ile enerji ihtiyacımızın büyük kısmını karşılıyoruz. Kompresör ve üretim süreçlerinden açığa çıkan ısıyı geri kazanıyoruz. Akıllı otomasyon sistemleri ile enerji kullanımını optimize ediyoruz.
Ürün tarafında ise kapasite garantili çözümler sunuyoruz. Eurovent sertifikası sayesinde yatırımcılar ürün performansından emin olabiliyor. Aynı zamanda amonyak, karbondioksit ve glikollü sistemler gibi alternatif soğutkanlara uyumlu çözümler geliştiriyoruz.
İhracatımızın yaklaşık %80’i Avrupa ülkelerine yapılıyor. Bunun yanında farklı coğrafyalarda da faaliyet gösteriyoruz. Önümüzdeki dönemde ihracat oranını yeniden %75 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Ancak küresel gelişmeler bu süreci doğrudan etkiliyor. İran – ABD / İsrail gerilimi gibi bölgesel krizler, özellikle güney pazarlarımızda dolaylı etkiler yaratabiliyor. Bu bölgelerde önemli endüstriyel projeler bulunuyor ve belirsizlikler yatırım kararlarını etkileyebiliyor.
Enerji arzında yaşanabilecek sorunlar da sektörü etkiliyor. Doğalgaz ve petrol maliyetlerinin artması, enerji verimliliği yüksek sistemlere olan ihtiyacı artırıyor. Avrupa’nın ısı pompası teknolojilerine yönelmesi bu dönüşümün önemli bir göstergesi. Bu tür kriz ortamlarında öngörülebilirlik azalıyor. Hangi ürünün ne zaman temin edileceği belirsiz hale geliyor. Bu nedenle maliyet yönetimi ve dayanıklılık kritik hale geliyor. Benim için en önemli konulardan biri yaptığımız işin toplumsal etkisi. Endüstriyel soğutmanın büyük bir bölümü gıda muhafazasına dayanıyor. Soğuk zincirin doğru kurulması hayati önem taşıyor. Türkiye’de yaş meyve ve sebzede %50’nin üzerinde kayıp yaşanıyor ve bu kayıpların önemli bir kısmı doğru mühendislik uygulamaları ile önlenebilir.
Mühendislik sadece teknik bir konu değil. Bir mühendislik hatası binlerce insanın sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle bu mesleği icra eden herkesin sorumluluğunun farkında olması gerekiyor.
Soğutma sektörü insan hayatının her anında var. Anne karnından başlayan süreç, hastanelerde, gıda zincirinde ve günlük yaşamın her alanında devam ediyor.
Genç mühendislere en önemli tavsiyem, yaptıkları işin sorumluluğunu iyi anlamaları. Bu sektör doğrudan insan hayatına temas ediyor. Etik değerler ve sorumluluk bilinci bu mesleğin temelidir.
Benim hayatımda benimsediğim bir ilke var:
“Sen kazanacaksın, kurumun kazanacak, ülke kazanacak ve dünya kazanacak.”
Eğer herkes kazanırken dünya kaybediyorsa, orada bir yanlış var demektir. Bizim amacımız, doğaya zarar vermeden üretmek ve topluma fayda sağlamaktır.

